İslamiyete hakaret filmi “Müslümanların Masumiyeti” işte olay film

Arap dünyasını ayağa kaldıran Libya-da ABD büyük elçisinin öldürülmesine kadar varan tepkilere neden olan Mısırlı Kıptilerin çektiği olay film.

İslamiyete hakaret filmi ; MÜSLÜMANLARIN MASUMİYETİ & ‘Innocence of Muslims’ Trailer

X müslümanların masumiyeti izleX müslümanların masumiyeti filmi izleX müslümanların masumiyetiX müslümanların masumiyeti fragmanX islamiyete hakaretX islamiyete hakaret film

Bir çok İslam ülkesinde insanlar sokağa çıkarak filmi protesto etti.Nasıl mı kırıp geçirerek..İslam’ın şiddet dini olduğunu işlemeye çalışan İslam düşmanı çevrelerin tam da yapmalarını istediği hareketleri yaparak.Müslümanlar hoşgörüsüz tahammülsüz barbar ve ilkel imajına hizmet eden hiç bir hareketi ve sözde protestoyu da desteklemek Müslümanca bir tavır olmasa gerek.

Protestolar ve sokak eylemleri dalga dalga yayılıyor…

İslamiyete hakaret filmi “Müslümanların Masumiyeti” işte olay film” üzerine 8 yorum

  1. SINIR İHLALİ VE PARALI ASKERLER!

    Türkiye ve diğer Sunni islamcı devletlerin destek verdiği ve hepsi de El Kaide kökenli olan Cihatçı örgütlerden masum bir çeşit “muhalif” diye bahsedilmesi AKP rejimini kurtaramaz!
    Muhalif demekle neyi kast ediyorlar. Dünyanın her yerinden toplatırılıp getirilen bütün bu kelle avcıları neyin muhalafetidir? Kime muhalefet ediyorlar?
    Diğer yandan açıkça görülüyor ki, bütün saldırıların merkezindeki yönetici güc El Kaide’dir.
    Türkiye-Suriye sınırı açıkça cihatçı örgütlerin hakimiyeti altında. Ancak AKP rejiminin iddiasına bakılırsa sadece “ılımlı” gruplara destek söz konusu.
    AKP’nin desteklediği bu paralı askerler,ölümden kaçan çocukları, kadınları, yaşlıları köyün mezralarını gören tepelerden, tekbir sesleri eşliğinde uzun menzilli silahlarla tarıyorlar ve TC’den aldıkları füzeleri kullanarak öldürmeye sevdalı halleriyle, katliamlarını gerçekleştiriyorlar. Üst üst istiflenmiş çocuk ve kadın cesetlerini, Sunni değilse katli vaciptir” denilerek, “Tekbir” sesleriyle çiğneniyorlar. İnsanlıktan firar etmiş yaratıkların Ortadoğu’yu kan gölüne çeviriyorlar.
    El Kaide’nin Suriye’deki kolu olarak bilinen El Nusra cephesi içindeki Fetih Ordusu isimli cihatçı çeteleri ılımlı muhalif veya Türkmen diye destekleyen TC iktidarı bütün bu katliamlardan bizzat sorumludur.
    Biat ettiğini açıkladığı El Kaide’nin Suriye’deki resmi kolu olan Nusra Cephesi, Özgür Suriye Ordusu’na katılmayacak ölçüde radikal olan ve ÖSO’dan ayrılan cihatçılarla birlikte İslami Cephe adlı bir ittifak kuran El Kaide bağlantılı Ahrar Şam, Ensar Şam, Şam İslam Hareketi, Suudilerin kontrolündeki İslam Tugayı, IŞİD’e biat ettiği bilinen Sukur El İz Tugayı ve benzer çizgideki cihatçı birçok silahlı grup ile birlikte Bayır Bucak Türkmenlerinin kurduğu ve cihatçılarla beraber hareket eden çeşitli isimler altındaki birlikler toplu katliamların yapıldığı bütün saldırılarına katılmaya devam ediyor.

    Arap ultra milliyetçisi İŞİD, Kürtler’e karşı başarılı olamayınca, Türkmen kılığına soktukları El Kaideci çeteleri öne süren TC yöneticileri, Suriye ve Irak halklarına kan kusturan binlerce Cihatçı çete mensubunu komşu halkların sınırlarını ihlal ederek savaş alanına sokmaya devam ediyorlar…! Sınır ihlali bundan başka bir şey değildir!
    Sınır İhlali, Dünyanın 100 den fazla ülkesinden toplatılıp getirilen çeşitli Cihatçı Örgüt mensubunun, Türkiye’de örgütlendirilip silahlandırılarak, bütün uluslararası antlaşmaları ihlal ederek, suriye ve Irak’a alenen sokulmasıdır.
    Uluslararası hukuk kurallarını çiğneyen Türkiye kendisini maskelemek için ‘Türkmen’ yalanına sarıldı! Çoğu Çeçen, Afgan ve Arap olan onbinlerce Cihatçı çete artık resmi Türk ordusunca yönetilerek Suriye halklarına saldırtılıyor…
    Uluslararası anlaşma ve yasaları ayaklar altına alan bu saldırı, Ankara’daki islamcı iktidarın zıvanadan çıktığına işaret ediyor. Başta Tayyip Erdoğan olmak üzere yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet batağına saplanan AKP şefleri, saldırıyı sevinçle karşıladılar. Paçalarını kurtarabilmek için cihatçı teröristlerle aynı safta savaşa katılacak noktaya gelen dinci-gerici şefler, uçak düşüren TSK’yi kutlayarak, savaş çığırtkanlığına devam ettiler.

    Fakat şimdi gelinen noktada bu paralı askerlerin sonu geliyor! Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın paralı askerleri olan Cihatçı Arap ve Türk Milliyetçileri, Kürt Gerilla mücadelesi karşısında zorlanıyor..!
    Suriye’den başlayarak bölgeyi ortaçağ karanlığında boğmak için 4 yıldan fazladır savaşan cihatçı teröristlere destek sunan Türk devleti, onlar başaramayınca kendisi fiilen çatışmalara katıldı…
    Paralı askerlerin gerilla mücadelesine dayanamayacağı, Kürt halkının Kobane, Sincar, Haseki ve Tel Abyad’ta verdiği kahramanca mücadele ile ispatlanmıştır! İşte şimdi, ayda 1800 Dolar maaşla Suriye’ye sokulan 27 çeşit Cihatçı örgüte mensup kelle avcısı katil sürüleri zoru görünce geri kaçmaya başladılar…!
    Nusra ve diğer çeteler, ılımlı Muhalefet yalanından sonra bu kez Türkmen kılığına girerek, TC’nin desteğini alarak kafa kesmeye devam ediyorlar.. TC sınırına doğru geri kaçan bu cihatçılar ‘Türkmen savaşçılar’ diye Türkiye kamuoyunun gözünde meşrulaştırılmaya çalışılsa da hepsi çeşitli El Kaide fraksiyonlarından oluşuyor…
    İçerden sarsılmaya başlayan feodal osmanlı kalıntısı AKP iktidarı,kendi koyduğu yasalarını da ayaklar altına alarak, korkunun yarattığı histeriyle etrafa saldırıyorlar.
    Son günlerde yaşanan gelişmeler, AKP ile cihatçı teröristler arasında bağları iyice su üstüne çıkardı..

  2. İŞİD’i destekleyen İsmail ağa cemaati, AKP’nin öz cemaati, pan İslamizmin yeni karargahı!

    AKP, sahte İŞİD operasyonu ile dünya kamuoyunu aldatmaya çalışıyor! Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi, kirli kanlı savaşın haince metotları ile işe başladılar! Kendi askerlerine, sınırın karşısına geçip ateş etmeler, Suruç katliamının MİT tarafından İŞİD içinde örgütlendirilmiş bir elemanca gerçekleştirilmesi vs…!

    İslam Devleti (İŞİD) açıklamasından: “Türkiye, eski karargah ve boş yerleri bombaladı, bize önceden haber geldi…” İŞİD sözcüsü Ebu Yusuf, “Operasyonlarda ciddi bir kayıp gerçekleşmediğini, vurulan yerlerin eski karargâhları ve kimsenin kullanmadığı yerler olduğunu” iddia etti. (27 Temmuz 2015)

    Şimdi bu durumda, NATO, Erdoğan’nın görkemli sarayını korumak için mi yardıma gelecek?
    Utanmadan Nato’dan yardım istiyorlar? Şan şöhret peşindeki bir saray delisinin yeniden yapılandırdığı AK gladyatörünün İŞİD içine soktuğu elemanla yaptığı Suruç katliamı ne olacak?
    Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren Cihadistlerin sponsoru AKP militaristleri, danışıklı dövüşlerle paçalarını kurtarmaya çalışıyorlar!
    Petro-dolarlarla kurulan saray ve camiler ve pan-İslami hâkimiyet arayışı şeriatçıların yeniden doğuş devrini başlattı..

    AKP Türkiye’deki bütün İslamcı cemaat, tarikat ve grupları, vesayetçi Askeri çeteleri de birleştiren pan-İslamist Militarist bir parti oldu.

    12 Eylül’ün hedeflediği toplumsal profilin yaratılması AKP ile sağlandı:Militaristlerin istedikleri işte bu İslamı bayrak yapan ve Pan Türkizm 
    yanında Pan İslamizmi kullanarak post modern Osmanlı’yı yeniden canlandırabilen ırkçı ümmetçiler idi.

    Saldırgan, şoven ve militarist bir ruh halinin topluma egemen olması için,Pan-Türkizm,Pan-İslamizm, kendinden olmayan herkese düşmanlık propagandasını esas alan AKP saraydan savaş kusuyor: devletin çelik çekirdeği, herşeyin her ne pahasına olursa olsun kendi denetiminde bulunması için her yolu mübah gören AK militaristler kirli savaşların en kirlisine başladılar. Türk-İslam sentezi,devlete eklemlenmiş ve dinamikleri devlet hizmetine koşulmuş İslam ile yayılmacı haklı çıkaran Türklük motifi ile yayılmak ve işgal etmek için Osmanlı akınclığı yeniden diriltildi…

    Siyasi propoganda meydanlarında Kuran’ı ilk sallayan Erdoğan değil, Kenan Evren idi!

    Her tarafa yeni camiler, mescitler, Kuran okulları, İmam Hatipler kurarak kitlesellşen Pan İslamist akımlar bütün unsurlarıyla, siyaset yapan cemaat, tarikat ve grupların birleşmesine ve ortak hareket etmesine zemin hazırladı. Kendilerini gerçek anlamda iktidar gören bu siyasal İslamcılar amaçladıkları düzeni yaratmak için görülmemiş bir koalisyon oluşturdular. İktidarı ele geçirmiş olan bu pan İslamist tarikatlar, dinî cemaatlerin, tarikat-cemaat yapısı bireyin iradesinin üstüne ipotek koyduğundan ve özgür düşünceyi kısıtladıklarından dolayı müridleri üzerindeki güçleri çok güçlü!

    Son dönemlerin en kirli iktidarı, tek başına iktidar olamadığı takdirde onca kanunsuzluğun ve yolsuzluğun hesabını vermek zorunda kalacağını bildiğinden, herkesin gözünün içine baka baka danışıklı savaş yapıyor!! 

    Erdoğan’ın, IŞİD’e senaryo savaş ilanı, adına “Yeni Osmanlıcılık” denilen Sünnici Pan-islamist yağma ekonomisi, yani Erbakan ardılı nepotizmin ve onların “Du bakali nolcek” tipi dış politikalarının iflasının ilanıdır. Amaç, Sünni tipi İslamcılığın bütün türlerini destekleyerek, Ankara’dan yönetilen bir İslam/Halife devleti şaysi kurmaktı. Bu “hedef” daha ilk dile getirildiğinden itibaren bir sonsuz savaş (Cihad) idi. 

    CİHAT VE PAN İSLAMİZM!

    AKP, bir cemaat tarikat koalisyonu olarak, pan İslamizmi yayan bütün tarikat ve cemaatleri, kara para dağıtarak palazlandırmaya devam diyor. AKP’nin Saray İslamı, petrol alanlarını yağmalamak için önemli bir silah olarak görülüyor! Günümüzde Ortadoğu’da İslam dini kullanılmadan yapılan savaş kalmadı! İslam,bütün talan hareketlerinde ve soykırımlarda ana motivasyon olarak kullanılmaya devam ediliyor. Özal’dan başlayıp AKP’yle devam eden Osmanlıcılık hayali, islam ümmetçiliğini kullanarak güçlenmeye devam ediyor!

    Osmanlı hayali ve Abdülhamid dönemindeki Pan-İslamcı geleneği canlandırarak, başta Balkan toprakları ve Ortadoğu olmak üzere Müslüman nüfuslar üzerinde Türkiye’nin etkisini arttırmak için geliştirilen bu AK Saray İslamı, en kötü Militarizmle de birleşerek büyük bir tehlike halini almaya başladı!

    Belirgin olan nokta, kabulünden günümüze kadar İslam dininin kesintisiz olarak bu bölge kültüründe kitleleri harekete geçirmenin en önemli unsuru olmasıdır. Ve şimdi AKP, kanlı kirli savaşlarınıi her zamanki gibi islamsız yapamaz! “Cihad” kavramı askeri-politik,psikolojik ve sosyal boyutlara sahiptir. Allah adına yapılan savaşlar “cihad” olarak adlandırılır, çünkü bu savaşlar düşmanı yok etmeyi içerdiğinden, bölgenin yerli halklarını soykırım ve tehcirlerle yok etmenin en kolay yoludur. “Cihad” kelimesinin bu anlamda kullanıldığı bir Kuran ayeti şöyledir:

    Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

    Son durumlar, Müslümanların ‘Allah’ simgesi altında,yağma ve talan savaşlarına daha kolay kanalize edilebileceklerini bir daha göstermektedir. Türkiye’de devlet doktirini haline gelen Pan İslamizm bu anlamda, Ortadoğu ve Afrika’da yayılmak isteyen pan Türkistlerin elinde önemli bir silaha dönüşmektedir.

    Türkiye’de siyaset; tarikat-cemaat yapıları üzerinden yürütüldüğünden, iktidarı almak için büyük cemaatlere dayanmak gerekiyor.TC’ de Nakşbendi tarikatının desteğini almadan iktidar olmak için ancak askeri darbe yapmak gerekir!

    Kendilerini ülkenin mutlak sahipleri gören pan İslamistler, toplumu kendi ideolojileri ve inançları doğrultusunda biçimlendirme misyonuyla donanmış gören bu İslamist tarikat ve cemaatlerin toplumdaki kontrol mekanizması, gerçek demokrasinin inşasını imkansız kalmaktadır..

    Çünkü siyasal kadroların, yöneticilerin, iktidarların özgür iradeleri üzerinde vesayet var: bağlı oldukları ya da iktidar olabilmek için mecbur kaldıkları tarikat-cemaat vesayeti…

    Vesayetin sadece askeri vesayet olmadığı ortadadır, şimdi AKP pratiği ile daha da berraklaştığı gibi özellikle de tarikat- cemaat vesayetinden kurtulmadan demokratikbir tolum gelişemez!

    Sevgi ve Saygılarla

    Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

    ———————————————————————-

    Esin Duran,

    Selda Suner,

    N. Gök,

    Irem haloglu

    Ferdi koçkar

    Yeliz seren

    Vedat Konak

    S. Aktaş

    Pelin Moda,

    Bedri Engin,

    Hasan Sirtan

    M. Eskici

    Nazmi Dogan,

    Sevda Suner

    R. Adalı

    Sezer Aşkın,

    H. Datvan,

    Salih Demir,

    FERDİ KADER

    Erhan Vural

    Necmi Derinsu

    Ahmet Kaymaz

    Aslan IŞIK

    Nizamettin Duran

    A. Demir

    hasan kayısoğlu

    Melahat Baykara,

    ismail çekmez.

    Aydin Nizam

    Uğur Demir

    Ismail B. Cenk,

    Tekin Balkic

    Selma Altuntaş,

    Murat Koç

    Filiz Serin,

    Nedim Serin,

    Vedat Koçak,

    Salih Birdal,

    Erdal Cömert

    Ismail Bulak

    Ahmet Meriç

    Mustafa Gur,

    Hasan Zafer

    Bahar Ünsal

    Osman B.

    Ayse bahar

    Metin Maslak

    H. Maslak

    Dilek Solak

    zeynep içkaya

    Sevda maslak

    Sercan Gezmiş

    Aynur Balkaya

    İpek Doğan

    Nazım Doğan

    Murat Doğan

    esin erkan

    Beyhan erdem

    n. erdem

    İsmail Deniz

    Ayten BARAK

    Ugur Birdal

    Ahmet Tan

    İsmet Yelkenci

    Yıldırım Kongar

    Selma Kongar

    Birol Aytekin

    Hatice Gül

    Ibrahim Erkin

    Kemal erdem

    Rıza Akdemir

    Mehmet Coskun

    Hüseyin demir

    fethi killi

    Yeliz Ender

    Mustafa Ender

    Ugur Basak

    Kemal Dektaş

    Ayten Ilkdal

    Nuri Aktanır

    Metin Koc

    Sevgi Ender

    Burhan Kulakçı

    Oğuz Duran

    Burcu Kanter

    Aysel kanter

    Erol kanter

    Layla SOLGUN

    M. Oktay

    Kemal Aktas

    Yelda tekinoglu

    Orkun Keskin

    T. Vural

    Oğuz şen

    Nur Şen

    Ismail çaykara

    Burhan Orkal

    D. Kahan

    Seher Yıldız

    Esra akkaya

    Mehmet Uzan

    Yeliz IŞIK

    Murat Bakır

    O. Dem

    Salih Aktaş

    Seyhan İlknur

    Osman Çekiç

    esma yıldız

    Murat Çetindal

    Ali OkyarMusa Tekin

    Aslı Birdal

    Nazmi Doğan

    İnci Gür

    L. Okar

    Mustafa Karkaya

    Omer Aytac

    Mürsel Bozkır

    Zeynep Şengül

    Gülcan Iğsız

    Murat Nidar

    şemsi Kaya

    Ayten Ekşi,

    Eda leman

    nermin ışıl

    D. Polat

    Kadir Erdem

    Serdar OKTAY

    Mehmet Özdemir

    Mustafa Erkan

    Nuri AKTAS

    Emine AKTAS

    O. Kadir Ergun

    Metin Kurca

    Sedat Isiklar

    Filiz Bag

    Kadir Baskale

    Sevim Varlik

    Hasan Mesut Akkaya

    Necmi Guler

    Erhan Isguz

    Meral Okur

    Bilge Okyaz.

    Kemal Koç

    L. Mirakoğlu

    Oktay Kızılcık

    Mehmet Yavuzgil

    Erdal Polat

    Hüsnü oktay

    k. Sankay

    Ahmet tekin.

    Semra Kaya

    Mustafa Çiçek

    Kayhan Göçkaya

    Erdal Solgun

    Mehmet Solgun

    Esra Solgun

    N. Altik

    Oguz Karakış

    Leyla Mert

    Işık mert

    D. Öksüz

    Erdem Yılmaz

    Ayse Eltan

    S. Guner

    M. Deniz Ok

    Mehmet İnce

    Huseyin Cinar

    Meltem Cinar

    Berk Cinar

    L. Demirkaya

    Huseyin Çilek

    Ayten Irmak 

    D. Okdere

    Ali Uskan

    İrem Haloğlu

    Berdan Temiz.

    H. Baskale

    Murat Gülay

    Esra Gülay

    Mustafa Akyol

    A. jale Kol

    M. Kol

    Tamer Oktay

    Aslan Burukoglu

    I. Demir 

    Nurettin Akdal

    Uzan Kara

    ismail Igdır

    Ali Serin, Gül Akın, esra Serin

    Nuri Şen

    Hasan.Y. Balci

    Mehmet Yucel

    İsmet C. Koray

    salih Söğütlü

    Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay

    Ali Dem. Sarahoğlu

    Ayten Karaman, Mehmet Azal

    L. Uzan, Harun Tabaklı

    Ertekin Sancak, mehmet değerli.

    Kemal Güler, Zeynep Güler

    B. Urak. 

    Ismail Duygu, Erdem Duygu

    Hasan Incedemir.

    N. kayıkçı.

    Bayram Akçak

    İsmail Dilpek.

    Kemal Uzunyayla

    Zeynep Olgun

    Mehmet Gülçiçek. Seher Gülçiçek.Mustafa E. Sırat. 

    Oktay Baykuş. Ezra Seren.

  3. KİŞİLER ÖZGÜRLÜKLERİNİ TARTIŞIRLAR, AYNI KİŞİLER HAYVANLARINDA ÖZGÜR OLDUĞUNU SAVUNURLAR… FAKAT HAYAT ÖLÜMÜN ESİRİDİR VE BU HAL ” ALLAHU TAALANIN ” ESERİDİR. YARATILANLARIN KIYAMETİ ÖLÜMDÜR.İNSANIN BUNU AKLINDAN ÇIKARMAMASI GEREKİR. BU HAL İNSAN OĞLUNUN AZGINLIKLARININ FRENİDİR.
    BUNU ANLAYAN ANLAR ANLAMAYAN ANLAMAZ. ALLAH HERKESİ HİDAYETE ULAŞTIRSIN…

  4. Kurban Bayramı!
     
    Kurban Bayramı diye koyun resmi gösterip, üzerine “kurban ibadettir” yazıyorlar… Böyle “kurban”, doğanın katliamıdır, eko sistemin imhasıdır, barbarlıktır…

    Bayram ve doğayı tekbir ruhuyla imha etmek! 
    Ramazan ve Kurban bayramlarına tekbirli savaş naraları ile giren milyonlarca beyni yıkanmış insan neden bu kadar çok hayvanın canına kıydığını bile bilmez! Müslümanların çoğu henüz cehalet dönemini yaşıyor: gözü dönen, ağzında salyalarla nârâlar atan Islamistlerin Ramazan bayramında yaptıklarına bir bakalım: Ilımlı İslamist diye ortaya sürülen post modern Osmanlıcı, devşirme sömürge valilerinin himayesinde sağ ve soldan toplatılan Akıncı ve Mücahitlerden oluşturulan, Batı ve petro-dolar Şeyhleri tarafından para, silah ve en modern komünikasyon araçlarıyla donatılan Özgür Suriye Ordusu ramazan da El Babe kasabasında Postahane’yi basarak görevlileri teslim alıyor, yüksek bir binanın üstüne çıkararak islam adetlerine göre başlarını keserek infaz ediyor ve aşağıda toplanan kalabağın Tekbir ve Allahuekber nidaları eşliğinde teker teker aşağı atıyorlar. Kalabalık çılgınca kendinden geçiyor.
    Bu vahşeti yapanlar, bu barbarlığa imza atanlar kendilerine aynen AKP liler gibi ılımlı müslüman diyorlar. Tayip Erdoğan, Esad’ın bombalamalarına karşı cihad açarken, Türkiyede ki köy bombalamalarından da kendisinin sorumlu olduğunu nasıl da es geçiyor! Peki dünyanın en kötü diktatörlüğü olan Suudi yamyamlar ne olacak?Suudiler Bahreyn deki göstericileri bombaladıkları zaman nerdeydi AKP tayfası? Kendi halkını bombalayan imamın ordusu bu eşkiyaları eğitmeye örgütlemeye hız veriyor, belli ki pompalanan dolarların tesiri büyük: Suudilerden gelen petrol dolarlarını görünce yine takkiye yapan binlerce Türk subayı, neo-sultan Erdoğan’ın milisleri olma rolünü artık kabul ediyorlar! Yeniçeri ağası kazan kaldırmıyor, kahraman mehmetçik şimdi de akıncı mücahit oldu! Katiller de oruçlu, katledilenler de.
    Şimdi aynı katiller sürüsü Kurban bayramı naraları atıyorlar: bu kitlesel kasaplık büyük kentlerde m.ö 3 000 yıllarına benzemiyor, görüntüler eski çağlardan daha geri gidiyor. 5 000 sene önceleri, insanlar bu adak olayını gayet terbiyelice yapıyorlardı. Şimdi ise öyle sahneler TV ekranlarında yansıyor ki şaşmamak mümkün değil, sokaklarda akan kanlar, kaçan danalar, koçlar ve kendini yaralayan bir sürü acemi kasap binlerce yıl öncesinden de geriye gidiyor.
    Hele elde satır, bıçak, özellikle çocukların psikolojisini bozan görüntüler uzmanların görüşüne göre de hiç de iç açıcı ve olumlu değil. Bu tür sahneleri küçük yaştan beri kutsallık diye algılayan küçük çocuklar birer ruh hastası olarak büyüyor ve sonradan işkence yapan, kafa kesen birer cani olup çıkıyorlar. Türkiyede ki çete kültürü, gençlerin çoğunluğunun mafia hayranlığından kopamaması, canlı katletmeye duyulan hayranlığın dünya geneline göre yüksek oluşunda bu faktör önemli bir rol oynamaktadır.

    Cahil kitle, bayram kutlama adına, bilinçlice tüm çocukları bu kasaplık ortamına zorla getiriyor ve onları yüzlerine kanlar fışkırtıyor. AKP yönetimince daha da uzatılan bu vahşet bayramı, zavallı çocukların beyinlerinin yıkanması için daha büyük bir fırsat oluyor. Hayvanı keserken ona gel bak deden koyunu kesecek şimdi büyünce sende kesicen denilerek çocukların kasap ruhlu yetişmelerinin temelleri atılıyor. O kadar mı bu etki hep sürecek yaşamlarında. Onlar büyünce kendilerini baş kesen birer malkoçoğlu, yeniçeri, Avrupayı fethedecek akıncılar olarak görecek ve masum insanların canlarına da acımasızca kıyacaklardır.
    Milyonlarca hayvanı bir kaç gün içinde vahşice yokeden, tüm bir kültürü, türban, çarşaf, yüksek cami minaresi, namaz, ramazan, sünnet ve ‘kurban kesme’ ile betonlaştıran Türkiye’deki post modern Türk İslam sentezi, özünde bir kültürsüzleşme, bir sanatsızlaşma, bir felsefesizleşme/fikirsizleşme, vasatlaşma (ve odunlaşma!) demektir. Kasaplık bayramının 6 güne uzatılması, her kişiye bir imam sloganın atılması, geleceğin karanlıklarını şimdiden haber veriyor. Her evin etrafi cami ile doluyor, imamlar ordusunun devasa propogandası altında kalan yeni nesiller birer ruh hastası olaarak büyüyor. Tekbir ve Allahuekber nidaları her geçen gün artan cami sayısı nedeniyle çekilemez hale geldi. Piskolojik işkence derecesini alan imam haykırışları sistemsiz olarak birbirine karışıyor ve sanki Anadolu yeni işgal edilmiş de kafirlerlerin Müslümanlaştırılması yeni başlamış intibasını veriyor. Bu memleketin hepsi kökten Müslüman olmuşsa bu kadar velveleye ne gerek var? Türkiye’nin siyasi haritasında, bir moloch (çürümüş dev) olan ve sadece rant ve cihad (savaş) ile ayakta durabilen AKP, eski göçebe kültürünü İslam’a entegre etmeye hız veriyor. AKP İslamiyeti hoşgörüsüz, lanet, kötücül, dogmatik ve siyasi birşey olarak uygulamada Osmanlı kafasını örnek almaya devam ediyor. Anadolu insanlarının ruhunun/kültürünün/uygarlığının Kur’an kursuna indirgenmesi, kadınların çamaşırlarına, din-ahlak adına, sağlığı bozacak derecede müdahale edilmesi, tek tip islamist insan tipinin hortlatılması, kültür fakümü yaratmaktan başka bir şey değildir. Boşluğun bu kadarı klinik bir vak’adır ve bu çevrenin kültürel boşluğunun neden uzaydan daha boş olduğuyla da kimse cidden ilgilenmemiştir…
     
    Kurban Bayramına hayır! 

    ”Kurban bayramı”, toplumları şiddete yöneltmektedir. Öldürmeye, kesmeye, kan akıtmaya vicdanı rahatlıkla elveren insanlar, öldürmeyi kanıksamış insanlar, savaşların terörün, cinayetlerin de başlıca sorumluları oluyorlar. Kasaplar bayraminda hayvanları boğazlayanlar, ölümü öldürmeyi kanıksamış insanlar başka insanları da rahatlıkla öldürebiliyor. Ölüdürmenin, can almanın, kan akıtmanın, işkencenin, normal ve olağan sıradan bir şeymiş gibi gösterilmesine karşı çıkıyoruz.
    Bir canlıyı öldürüp, parçalamaya alıştırılmış bir çocuğun, gelecekte kendi türünün de katili olabileceği şüphesizdir. Vahşeti durdurmak, kanlı insan tarihinden miras kalmış alışkanlıklarımızdan vazgeçmek, içinde yaşadığımız doğaya ve canlılarına birer düşman olarak bakmamak, doğanın efendisi değil bir parçası olduğumuzu kabul etmek varoluşumuzun devamı için elzem bir zorunluluktur.

    Ucunda cahillerin, hışmına uğrayıp “din adına kurban edilmekte” olsa, doğru bildiği, bulduğunu söylemek her insanın hakkı ve bir insanlık görevidir. Biz birimize bir adakta bulunuyorsak, bilgi yolumuz, sevgi dinimiz, bilim ve sevgi ile ilgili her türlü adakta bulunalım. En büyük hayır kişinin kazancına göre vergi vermesidir. Bunun dışında açık yapılan her hayır, sadaka vs. aslında gösteriş içindir ve onur kırıcıdır. Sen fakirsin, ben sana yardım edeyim, açsın al karnını doyur demekten, insanları dilencileştirmekten daha büyük insan onurunu kırıcı bir şey olamaz. Devletin beş bakanlığın bütçesinden büyük bütçesi olan Diyaneti varmış. Onun yerine bir Bilim-Sevgi bakanlığı olsa dinli, dinsiz herkes o devlete Kurban olurdu.
    Her yıl milyonlarca hayvan akıl almaz yöntemlerle öldürülmektedir. Kurban bayramı geldi diye, eline bıçak alan kelle götürüyor. En kötüsü bu anlayış yaşamın her alanına yayılıyor. Türkiye yeni bir ekolojik facianın eşiğinde: bir zamanlar hayvancılık alanında bölgenin lideri olan ülke, şimdi komşu ülkelerden tüketilecek hayvan ithal etmeye başladı. Bu yetmiyormuş gibi bunun dışında her vesilede ormanlar yakılıyor, bombalanıyor ve hayvancılık yapan köylüler vatanlarından sökülerek tabiatın önemli bir denge faktörü de böylece ‘kurban’ ediliyor. Yazık değimli bu boşa dökülen kana, insanların emeğine!
    Kurban ve bayram sözcüklerinin yanayana kullanılması bile şizofrenik bir durum. Yasklaşık 3 000 yıl önce başladı diye sonsuza kadar bunu yapacak değiliz, medeniyetimiz artık bu vahşeti kaldıramayacak kadar ilerledi. Kurban kesme” eylemi, İslam Dini’nin doğuşundan çok önceki çağlara kadar uzanır. Çok eski tabiat dinleri ile Mezopotamya, Anadolu, Mısır dinlerinde yılın belli aylarında dinî törenlerle kurban sunma, bayram yapma geleneği vardır. Kurban diye can almak daha sonraları islamın da temel bir faktörü olmuştur. İnsanların uydurduğu çeşitli sapkın inanç ve kültlerde tapındıkları için kestikleri hayvanlara “kurban” demişlerdir. Böyle inançlara sahip insanlar, eski çağlarda din için hayvanların yanı sıra insanları, çocukları da kurban etmişlerdir. Günümüzde ise; bâzı iptidaî kabilelerde aynı vahşet ve çılgınlığa rastlanmaktadır. Müslümanlar ise bu çılgınlığı en yüksek dereceye vardırmışlardır. Zaten İslam insanlık tarihinin ne kadar kötü alışkanlıkları varsa onların ultime bir sentezinden başka bir şey değildir.
    Müslümanlar, dinlerinin insanları nasıl işkenceci tipi sapık, kaba, seksist, küfürbaz, parazit haline getirdiğini anlayıp bununla hesaplaşmak zorundadırlar.
    Eski çağlarda yeryüzünde bu kadar insan yoktu, dolayısıyla öldürülen hayvanlar da göreceli olarak azdı. Hitit, Grek, Roma, Pers, Sumer ve Troye dönemlerinde, tanrılara adak adına, yılda kesilen hayvan sayısı bir kaç bini geçmiyordu. Ama şimdilerde, kurban bayramının daha ilk gününde milyonlarca hayvan katledilmektedir. 2011 yılının ilk 3 günlük kasaplık eyleminde kesilen toplam hayvan sayısı 174 milyon ve bu sadece sayılanı,birde dağda taşta kesilip de sayılmayan milyonlar var. Bu yaşananlardan rahatsız olmak için vejetaryen olmanız şart değil. Ufacık çocukların alınlarına birer kan damlası kondurularak bu vahşetin kutsanmasından rahatsız olmayanlar başı dönmüş cellatlardır.

    Kanı, öldürmeyi kutsayan bir bayram, bayram olamaz!

    Kurban bayramina hayir!

    Kanlı bayram tutmuyoruz.

    Sevgi ve Saygılarla

    Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey

    Esin Duran, N. Gök, Sezer Aşkın, Melahat Baykara, Uğur Demir
    Bedri Engin, Selma Altuntaş, Filiz Serin, Vedat Koçak, Salih Birdal

    Hatice Kizilyildiz
    19:15

     KURBAN BAYRAMI? İnsan olan insanın eğer birazcık vicdanı sızlıyorsa, şöyle bir oturup düşünür. Bu ne biçim bir kurban bayramı diye. Bu canlılara işkence ederek , her tarafı hemde çocukların gözleri önünde kan gölüne çevirerek bayram olurmu diye? Bu canlılar ister insan olsun isterse hayvan. Allah’a bu şekilde sevap işlemek ,? gerçekten insan olan ıinsanın dimağı duruyor bu ne biçim bir sevap? Vahşice eziyet ederek allahın gözüne girmeye çalışmak . 21. asırda bu ne biçim bir zihniyet? Millet aya çıkmış ayda izin yaparken bizim kendilerine müslüman diyenlerin orta doğudaki yaşamları yürekler acısı.Adam gırtlağına kadar borç içinde ama haca gidiyor binlerce euro’yu borç alıp arabın fakiri olsa yüreğim yanmayacak şıhlarına yediriyorlar. Kendi çevresindeki aç. susuz okula giden binlerce çocukları görmemezlikten gelerek.Eğer bu çocuklara yardım etseler kimse görmüyecek ama bu şekilde bazılarıda iki kuşu birden vuruyor. 1. hacdan çok güzel karlarla dönüp bire aldığını ikiye satıyor, ikincisi ise, hacı emmim yalan söylemez oluyor, ikiye aldığını dörde satıyor. İşte size kar dostlar. Bunca karlar dururken fakir onun neyine? Bizim borç alıp gidense eller bana hacı desin diye işte o da hapı yutuyor! Olanda işte bu zavallıya oluyor. Nerde ise bir sene hacı borcu ödüyor faiziyle. .Hiç kimsenin dini inancına saygısızlık yapmak değil maksatım ama yapılan bir kıyımada sessiz kalmak beni rahatsız ettiği için bu katliama ve ilkelliğe şiddetle karşı olduğumuda söylemek istiyorum. Yazık o savunmasız canlılara.
    Artık bu katliama sessiz kalmayalım. Hayvan hakları savunucuları çekinmeden sesini yükseltmeli. Çoğunluk inanıyor diye sessiz kalmak ve ya pasif davranmak bu katliama ortak olmak demektir!!!

    — 16/10/12 Sal tarihinde Entegrasyon Komitesi şöyle yazıyor:

    Kimden: Entegrasyon Komitesi
    Konu: Kurban Bayramına hayır!
    Kime: info@network-migration.org

    • deyerli yorumcu kurbanlık hayvanların kurbanda allah yoluna kurban edilmeleri müslümanlığın farz ibadetlerindendir. siz sanırım vejeteryansınız…
      böyle olmasanız bunları yazmazdınız sırf ekolojik dengenin bozulmaması için kurbanlık hayvanlar kesilmesin derseniz bu konuda hatalı bir tespitte bulunmuş olursunuz.
      o zaman salam sucuk köfte sosis yemeyelim bu nimetlerden uzakmı kalalım.
      BUNDAN 3000 SENE ÖNCE YAŞAMIŞ OLAN HZ İBRAHİM OĞLU İSMAİLİ KURBAN ETMEDEN ALLAHIN EMRİYLE kurbanlık koç gönderildiğini ve ogünden bu güne kadar nesli tükenmemiş kurbanlık hayvanların şimdimi nesli tükenecek. o zaman
      sırf hayvan hakları savunucularının hoşuna gidecek diye kurban kesmeyelimmi?
      yok böyle şey evet hayvanlarda insanlar gibi canlı varlıklar tıpkı bitkiler gibi ozaman bende şunu savunayım bitkileri katletmeyelim bırakın o zavallı masum ıspanak toprakta güzeldir o zavallı masum ıspanağı topraktan kopartıp ölümüne neden oluyorsunuz.
      siz entegrasyon üyeleri acaba aranızda sigara içen varmı? yada içki içen
      düşünsenize bir paket sigara türkiyede en az 5 tl den başlıyor bir şişe bira 4 tlden başlıyor.
      bunları tüketenler bunları verecekleri paraları yoksul insanlara verseler.bu dünyada açlık kalmaz yoksul insan kalmaz benim babam hemen hemen avrupanın engüzel şehirlerini işi gereği gezdi emekli oluncada allah kısmet etti ve hacca gitti. o kabe o kutsal topraklardan bahsederken gözlerinin içi ışık saçıyordu. herkes istediği dine inanmakta serbesttir.
      bu bilinmelidirki gerçek müslümanlıkta öldürmek diye bir kavram olamaz allahın verdiği canı allah alır. ancak herkes ister inançlı olsun istersede ateist karşısındaki insanın dini inancına saygı göstermek zorundadır.

  5. Tepkileri anlıyoruz ,Müslümanlar Peygamberlerine karşı son derece duyarlılar ancak yakıp yıkmak ve öfke tepkileri amacından saptırmamalı.Ve artık falan yerde biri bir karikatür çizmiş deyip dünyayı ayağa kaldıranların da oyununa gelmemek gerekir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s