” Hocaları toptan kaldırmalı ,din ve namus telakkisini kaldırmalıyız ” – M.Kemal

hocaları toptan kaldırmalıyız

.

“Hocaları toptan kaldırmalı ,din ve namus telakkisini kaldırmalıyız” – M.Kemal

Kazım Karabekir şöyle anlatıyor:

10 Temmuz 1923 Ankara istasyonundaki kalem-i mahsus binasında Fırka nizamnamesini müzakereden sonra, Gazi ile yalnız kalarak hasbihallere başlamıştık. “Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkumdurlar” dediler. Kendisini hilafet ve saltanat makamına layık gören ve bu hususlarda teşebbüslerde de bulunan, din ve namus lehinde türlü sözler söyleyen ve hatta hutbe okuyan, benim kapalı yerlerde baş açıklığımla latife eden, fes ve kalpak yerine kumaş başlık teklifimi hoş görmeyen Mustafa Kemal Paşa, benim hayretle baktığımı görünce, şu izahatı verdi: “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkumdurlar! Böyle kimselerle memleketi zenginleştirmek mümkün değildir. Bunun için önce din ve namus anlayışını değiştirmeliyiz. Partiyi bunu kabul edenlerle kuvvetlendirmeli ve bunları çabuk zengin etmeliyiz!“

Bkz. Kazım Karabekir, Paşaların Kavgası


Atatürk-Karabekir, Yayına hazırlayan: İsmet Bozdağ, Emre Yayınları, Aralık 1991, s.143.
Aynı hatıraları Uğur Mumcu “Kazım Karabekir Anlatıyor” ismiyle neşretmişti. Oradaki ifade şöyledir:

“Bunun için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız.” İsmet Bozdağ ifadeyi kendine göre yumuşatmış olabilir. Devam edelim:

Karabekir 14 Ağustos 1923 tarihinde Türk Ocağı’nda verilen bir çay ziyafetine gitmeden önce şu bilgileri işitdiğini bildiriyor:

“Gazi Kur’an-ı Kerim’i bazı İslamlık aleyhdarı züppelere tercüme ettirmek arzusundadır. Sonra da Kur’anın Arapça okunmasını namazda bile yasaklayarak bu tercümeyi okutacak! Ve o züppelerle işi alaya boğarak, güya Kur’anı da, İslamlığı da kaldıracaktır!”(s.158)

Akşam M. Kemal’e bu konudaki itirazlarını bildirince olanları şöyle anlatıyor:

“M. Kemal paşa beyanatıma karşı hiddetle bütün içini ortaya döktü: Evet Karabekir; Arapoğlunun(Hz. peygamberin) yavelerini(uydurmalarını) Türkoğullarına öğretmek için Kur’anı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edip aldanmakda devam etmesinler!… Şüphe yok ki, yakın günlere kadar Kur’anı ve Peygamberi her yerde medh ve sena eden ve hatta hutbe okuyan bir insandan bu sözleri beklemek herkese eza veriyordu.” (s.159)

Kazım Karabekir’in hatıralarında şu satırlar da dikkat çekiyor:

“19 Ağustos Pazar akşamı, Mustafa Kemal ve İsmet Paşalar-Latife Hanım ile birlikte bana akşam yemeğine geldiler. Keçiören’e giderken sağ tarafta kubbeli köşk denen mevkide, bol suyu ve büyücek havuzu olan bir köşkte kira ile oturuyordum. İsmet Paşa Lozan’da iken Mustafa Kemal Paşa, Latife Hanım’la birlikte, bir kere daha bana akşam yemeğine gelmişlerdi. Münakaşayı İsmet Paşa ile ben yaptım. Mustafa Kemal Paşa sükunetle bizi dinledi. Mustafa Kemal Paşa, Lozan’dan da aldığı hızla, ne İktisat Kongresi’nin ve ne de heyet-i ilmiye’nin hazırladığı programlara ilgi göstermeyerek müthiş bir inkilap hamlesi teklif etti: “Hocaları toptan kaldırmadıkça hiç bir iş yapamayız. Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkılabı yapmazsak, başka hiçbir zaman yapamayız.“İlk Fethi Bey Grubundan sonra da Mustafa Kemal Paşa’dan işittiğim bu yeni inkilap zihniyetini İsmet Paşa bir çırpıda tamamlıyordu. Aradaki zaman fasılaları kendiliğinden ortadan kalkarak, bu üç şahsiyetin üç maddelik programları kulaklarımda tekrarlandı:
1- İslamlık terakkiye(ilerlemeye) manidir
2- Arapoğlu’nun yavelerini Türklere öğretmeli
3- Hocaları toptan kaldırmalı ! ”
(s.165)

“Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişmesini inkar etmek olur..” M. K. Atatürk (Sayfa,159)

“… Arapoğlunun yavelerini Türkoğullarına öğretmek için Kuranı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler..” M. Kemal Atatürk (Sayfa,159)

***

Yeni yolun açılış merasimi ne zaman ve na tarzda olacağını merakla bekliyordum. 18 Temmuzda, İslam’lığın terakiye mani olduğunu haykıran FethiBey ve arkadaşları bu maniayı nasıl ve nezaman kaldıracaklardı? Hükümet programıylamı ? Yoksa Gazi nin herhangi bir hamlesiyle mi? Bu bekleyişim uzun sürmedi ve Hemen bu akşam (14 Ağsts) heyet i ilmiyye şerefine TürkOcağında verilen çay ziyafetinde ilktehlikeli hamle göründü.

Şöyle ki, Ziyafete Mustafa Kemal Paşada, bende davet edilmiştik.Vekillerden kimse yoktu.Hayli geç gelen M. Kemal Paşa, heyet i ilmiyyenin şimdiye kadarki mesaisi ile ilgili görünmeyerek “Kuran ı Türkçeye aynen tercüme ettirmek” isteğini ortaya attı.

Bu arzusunu hatta mücbirolan sebebini, başka muhitlerdede söylemiş olacaklar ki, bugünlerde bana Şeriye V. Konya Mebusu Hoca V. Efendi vesair sözüne inandığım bazı zatlar şu malumatı vermişlerdi :
“Gazi Kuran ı bazı İslamlık aleyhtarı zübbelere tercüme ettirmek arzusundadır. Sonrada Kuran’ı Arapça okunmasını, namazda bile yasaklayarak bu tercümeyi okutacak. Ve o zübbelerle işi alaya bogarak güya Kuranı da, islamlıgı da kaldıracaktır. Etrafındaki böyle bir muhit kendisini bu tehlikeli yola sürüklüyor. Bazı yeni kişilerden söz ettikleri gibi, bu akşam da bu fikre ayak uyduran bazı kimseler görünce, bu tehlikeli yolu önlemek için M. Kemal Paşa ya şöyle cevap verdim :
“Devlet Reisi sıfatıyla din işlerini kurcalamaklıgınızın içerde ve dışardaki tesirleri çokzararımıza olur. İşi alakadar makamlara bırakmalı Fakat rastgele şunun bunun içinden cıkabileceği basit bir iş olmadıgı gibi kötü politika zihniyetinin işi karıştırabileceği gözönünde tutularak içlerinde Arapçaya ve dini bilgilere de hakkıyla vakıf değerli şahsiyetlerin de yüksek ilim adamlarımızdan mürekkep bir heyet toplanmalı ve bunların kararına göre tefsirmi, Tercüme mi yapmak muvafıktır, ona göre bunlari harekete geçirmelidir.

“Din adamlarına ne luzum var, dinlerin tarihi malumdur, dogrudan dogruya tercüme edivermeli.” gibi bazı hoşa gider gibi bir fikir ortaya atılınca buna karşı :
“Müstemlekeleri, İslam halkıyla dolu olan büyük milletler kendi siyasi çıkarlarına göre Kuranı dillerine tercüme ettirmişlerdir. İslam dinine ve Arapça diline hakkıyla vakıf kimselerin bulunmayacağı herhangi bir heyet, tercümeyi mesela Fransızcasından da yapabilir.

“Fakat bence, burada Maarif programımızı tespit için toplanmış bulunan bu yüksek heyetten, vicdani olan din bahsinden değil, müsbet ilim cephesinden istifade hayırlı olur. Kuranın yapılmış tefsirleri var, lazımsa yenisini de yaparlar. Devlet otoritesini bu yolda yıpratmaktansa, Milli kalkınmaya hasretmek daha hayırlı olur,” dedim. Mustafa Kemal Paşa beyanatıma karşı hiddetle bütün içini ortaya döktü :

“Evet Karabekir, Arapoğlunun yavelerini Türkoğullarına öğretmek için Kuranı Türkçeye tercüme ettirecegim ve böylece de okutturacağım, taki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler”

İşin bir heyet i ilmiye huzurunda berbat bir şekle döndüğünü gören Hamdullah Suphi ve Ruşen Esref beyler :

“Paşam çay hazır, herkes sofrada sizi bekliyor” diyerek bahsi kapatabildiler. Bizler de hususi masadan kalkarak sofraya oturduk ve yedik, içtik. Fakat heyet-i ilmiyenin bütün azası üzgün görünüyordu. Süphe yok ki, yakın günlere kadar Kuranı ve Paygamberi her yerde medh ve sena eden ve hatta hutbe okuyan bir insandan bu sözleri beklemek herkese eza veriyordu.

Dün akşamki ağır beyanatın sözde kalmasını hepsi candan diliyordu. Herhangi dini ve ahlaki inkilap zihniyetini, ne ilme ne de ilim adamlarına dayanamayacağına göre, nereden geldiği belli olmayan bu tehlikeli fikrin fiiliyat sahasına çıkabilmesi herşeye elverişli bir muhitle, pek yaman hadiselere yol açacagı herkesi düşündürüyordu. (sayfa 157-158-159)

16 Ağustos’ta İsmet Paşa ile görüştüm. 18 Temmuz’da teşkilat-ı esasiyye münasebetiyle Fethi Bey ve arkadaşlarıyla yaptığımız “İslamlık terakkiye manidir” münakaşasını ve Gazi’nin yazkın zamanlara kadar her yerde İslam Dinini, Kuranı ve Hilafeti meth ve sena ettigi ve hatta pek fazla olarak Balıkesirde minbere çıkıp aynı esaslarda Hutbe dahi okuduğu halde, dün gece heyet-i ilmiye karşısında Peygamberimiz ve Kuranımız hakkında hatır ve hayale gelmeyecek biçimde konuştugunu anlattım ve bu tehlikeli havanın Lozandan yeni geldigi, hakkındaki kanaatın umumi olduğunu da söyledim. (sayfa 162)

19 Agustos Pazar akşamı, M. Kemal ve İsmet Paşalar/Latife Hanım ile birlikte bana akşam yemeğine geldiler. Keçiörene giderken sağ tarafta kubbeli köşk denen mevkide, bol suyu ve büyücek havuzu olan bir köşkte kira ile oturuyordum. İsmet Paşa, Lozanda iken M. Kemal Paşa, Latife Hanımla birlikte, bir kere daha bana akşam yemeğine gelmişlerdi.

Münakaşayı İsmet Paşa ile ben yaptım. M. Kemal Paşa sükunetle bizi dinledi. Mustafa Kemal Paşa, Lozandan da aldığı hızla, ne İktisat Kongresinin ve nede heyet i ilmiyenin hazırladığı programlara ilgi göstermeyerek müthiş bir inkilap hamlesi teklif etti. “Hocaları toptan kaldırmadıkça hiç bir iş yapamayız. bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkılabı yapmazsak, başka hiçbir zaman yapamayız.” İlk Fethi Bey grubundan sonrada M. Kemal Paşa’dan işittiğim bu yeni inkilap zihniyetini İsmet Paşa bir çırpıda tamamlıyordu. Aradaki zaman fasılaları kendiliğinden ortadan kalkarak, bu üç şahsiyetin üç maddelik programları kulaklarımda tekrarlandı.

1) İslamlık terakkiye manidir…
2) Arap oglunun yavelerini Turklere ögretmeli…
3) Hocaları toptan kaldırmalı…
(sayfa 165)

KAYNAK:
Kitap Adı: Paşaların Kavgası (Kazım Karabekir’in kaleminden)
Yayın Evi: Emre Yayınları (Cumhuriyet Tarihi Serisi)
Kitabın fiyatı 12 ytl

” Hocaları toptan kaldırmalı ,din ve namus telakkisini kaldırmalıyız ” – M.Kemal” üzerine 2 yorum

  1. Ülke bağımsızlığı için çarpışan, bu yolda canını veren kişilere saygım ve sevgim sonsuz..Bu açıdan Karabekir Paşa ve diğerlerinin hakkını teslim etmek lazım..Ama Paşa ya suikast davasıyla birlikte oluşan kinini Mustafa Kemal öldükten sonra bu şekilde dile getirdiği de tarihsel bir gerçek..Bunu yeni bir haber olarak yazılması da ayrı bir paradoks..İnsan bu hata yapabilir, Karabekir’İn yaptığı da insanlığınan kaynaklanan büyük bir hata..Kısaca çekememezlik..Mustafa Kemal de hata yapmadı mı..yaptı…En basitinden bunları yazabilmesi için Karabekir’İ affetti….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s