Eşcinsellik ve İslam yani Livata

lut

Bazı Müslümanlar eş cinselliği bir hastalık olarak görüyor ve bu yüzden onları olduğu gibi kabul etmemiz isteniyor. Böyle bir şey olmaz. Eş cinsellik Kur’anın ve genel ahlakın yasakladığı bir hayasızlıktır ve bu tür insanların hakları gibi iddialar safsatadan ibarettir. Bu mantıklar başka bir çok hastalık sapkınlık için de gerekli hakların verilmesi istenebilir. Ailemizi toplumumuzu eş cinsel durumlardan korumalı bu tür hastalık veya doğuştan problemi olan insanlar ise tıpkı hayata engelli olarak başlayan insanlar gibi zor bir imtihan yaşadıklarını bilmeli ve bu imtihanın hakkını kur’ana göre İslama göre yaşayarak verebilmeliler.

Hani Lût da kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz. (A’raf,80)

Kur’ân’da Lut Kavmine Hz.Lût; kavmini bu sapkınlıktan vazgeçirmeye çalışmış ve kavmine şunları söylemiştir:

Hani onlara kardeşleri Lût: “Sakınmaz mısınız?” demişti. “Gerçek şu ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah’tan korkup sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık, ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir. Siz, insanlardan erkeklere mi gidiyorsunuz? Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır; siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz. (Şuarâ,160)

Kur’ân’da Lût’un sözlerine karşılık, kavminin onu yalancılık ve sahtekârlıkla suçladığını belirtilmekte olup Lût’u şehirden kovmakla tehdit ettikleri de açıklanmıştır. Kur’ân da yer alan bir âyette:

Dediler ki: “Ey Lût, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” Dedi ki: “Gerçekten ben; sizin bu yaptığınıza, öfke ile karşı olanlardanım. (Şuarâ,167-168)

Lût’un kavmine, Allah‘tan bir azap geleceği bildirilmiştir. Kur’ân’da Lût Kavmi’nin yok edilmesi şu âyetlerde anlatılmaktadır:

Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde, onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi. Ânında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda ‘derin bir kavrayışa sahip olanlar’ için gerçekten âyetler [alâmetler] vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır. (Hicr,73-76)
Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık; Rabbinin katında ‘belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış’ olarak. Bunlar zâlimlerden uzak değildir. (Hud,82-83)
Sonra geride kalanları yerle bir ettik. Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kötü. Gerçekten, bunda bir âyet işâret vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve şüphesiz senin Rabbin; güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir. (Şuarâ,172-173)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s